08.09.2008 Pazartesi Toplam  1673 tarif
Online kişi
   

 
 
 
AnaSayfaŞifalı Otlar


 

Şifalı Otlarla İlgili Tüm Bilgiler


A  B  C  Ç  D  E  F  G  H  I  İ  J  K  L  M  N  O  Ö  P  R  S  Ş  T  U  Ü  V  Y  Z

 

 

   Bitkisel kaynağın hazinesi olan Çin her zaman baharatın ve şifalı bitkilerin anayurdu olmuştur. İbranilerin şifalı bitkilere ve bazı baharata verdikleri önemi kutsal kitap Tevrattan izlemek mümkündür.Antik Yunanda Büyük İskender'in seferi ve Avrupa ile Asya arasında kurulan bağlantı ile bu ülke baharat ve şifalı otları tanıdı . Hemen o çağın ünlü hekimi Prodicus tarafından incelenerek tıpta kullanılmaya başlandı . O tarihte bilinen şifalı otların miktarı 600 civarında idi . Daha sonra da modern tıbbın babası sayılan Hypokrat şifalı bitkilere daha başkalarını katarak ampirik tıbbın ilerlemesinde büyük adımlar attı . Romalılar da Asya ülkelerini tanıdıktan sonra şifalı bitkileri tıpta kullanmaya başladılar . Bunların içinde Dioscoride , Celsius , Galien , Rufus ve Plinu'u sayabiliriz . Roma imparatorluğunun ikiye bölünmesinden sonra doğunun başkenti olan Bizans uygarlığın ve tıp biliminin merkezi haline gelmiştir .İlk diyet uzmanları Bizansda ortaya çıkmıştır . Ünlü Dr. Oribase bunun öncüsü olmuştur . Aromalı bitkilerin ve meyvelerin öz suyunu kullanmayı ilk akıl eden zamanın en büyük hekimi Alexandre de Tralles idi . Aetius Amide şifalı bitkileri Tetrabili isimli eserinde toplamıştır .Bu kitapta adı geçen otların miktarı 4000'e ulaşmıştır .
   Rönesansla birlikte şifalı otlarla ilgili araştırmalarda önem kazandı . Kaşif ve botanik bilgini Garcia de Orta , Pierre Belon ve Alpino Mısır'dan Hindistan'a kadar giderek bu ülkelerin florasını baharat ve şifalı otlarını incelediler .
   Şimdi bir de Anadolumuza göz atalım. Şifalı bitkilere ilişkin bilgiler Hitit dönemine kadar uzanır. Hitit tabletlerinde kayıtlı reçetelerde bugün de Anadolunun başlıca bitkileri olan adam otu , ban otu , haşhaş, mazı, mersin, salep, meyankökü, safran üzerlik gibi otların isimlerine rastlanmakta, ilaçların hazırlanış biçimleri ayrıntılı bir şekilde anlatılmaktadır. Hititlerin bitkisel drogları ( her türlü ecza maddesi ) yabani bitkilerden elde ettikleri gibi bir kısmını da yetiştirdikleri eldeki belgelerden anlaşılmaktadır . Bitkisel drogların Hititler'den sonra Yunan , Roma , Bizans , Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de ilaçların bileşiminde en önemli yeri tuttuğu bilinmektedir .
   Osmanlı döneminde kullanılan drog ve ilaçların özelliklerini ve etkilerini içeren ve formüllerini veren kitaplara AKRABADİN denmiştir . Konuya ilişkin ilk türkçe eserler XIV yy da yazılmıştır .Bilinen en eski eser Aydınoğulları beyi I Umur Bey adına yazılmış bir İbnülbaytar tercümesidir . Bunu Geredeli İshak bin Murat'ın 1390 da yazdığı EDVİYE-İ MÜFREDE isimli kitabı takip eder . Bu kitapta alfabetik sıra ile o dönem droglarının özelliği ,hangi hastalıklara iyi geldiği ve yan etkileri etraflı bir şekilde açıklanmıştır . Kitaptaki çoğu drogların bugün de halk arasında aynı adla tanınması ve aynı amaçla kullanılması oldukça ilgi çekicidir .XV yy'ın ilk yarısında Amasya darüşşifası başhekimi Şerafettin Ali bin İlyas Sabuncuoğlunun Zahire-I-Herzemşahi'den iki bölüm ekleyerek tercüme ettiği AKRABADİN TERCÜMESİ Anadolu'da kullanılan droglar hakkında geniş bilgi içerir .Amasyalı hekim Emir Devlet tarafından 1482 de yazılan TIBBİ MADDELER SÖZLÜĞÜ 1400 kadar bitkisel , hayvansal ve madensel drogların kullanım alanları ve etkilerine ilişkin bilgilerin yanı sıra , bunların Türkçe ,Rumca , Farsça ,Arapça ve Ermenice adlarını da verir . XVII yy da IV Murad'ın hekimbaşısı Emir Çelebinin ENMUZEC-ÜT-TIP , VXII yy'da hekimbaşı Hayatizade Mustafa Feyzi Efendi'nin FİHRİST-İ- FEYZİYE Fİ LUGAT I- MÜFREDATI ET TIBBİYE adlı eserleri bitkisel droglara ilişkin bilgiler içerir . Gene XVIII yy'da İranlı hekim Mehmet Mümin Tankabuni'in TUHFET ÜL MÜMİNİM adlı eserini hekimbaşı Ahmet Sani bin Hasan tarafından yapılan tercümesi Osmanlı heimlerince çok kullanılmıştır .Hoca Nusret Efendi'nin 1884 de basılan " MA-HAZER "veya " NUSRET EFENDİ RİSALESİ " adıyla tanınan akrabadini Anadolu halkının uzun yıllar kullandığı bir tedavi kitabı olmuştur. Halkın çok tuttuğu bir başka eser de Tarsusi es Seyyid Osman Hayri Efendinin KENZ ÜS SIHHAT ÜL EBDANİYE adlı eserdir.

   TÜRKİYEDE YETİŞEN ŞİFALI BİTKİLER
Türkiye'de yetişen yaklaşık 9000 bitki türünden 500 kadarının tedavi amacı ile kullanıldığı bilinmektedir .Değişik iklim özelliklerine sahip olan Anadolu bitki örtüsü bakımından üç bölgeye ayrılır .
   KUZEY ANADOLU : Trakya'nın Karadeniz'e bakan bölümü ile Anadolunun kuzeyini kapsar . İklimi ılıman ve nemli olan bu bölgede başlıca şifalı otlar şunlardır : Eğrelti otu , komar bodur ardıç , çöplenbecik , ayı üzümü , güzelavrat otu , kedi otu , öksürük otu ve acı çiğdemdir .
   BATI VE GÜNEY ANADOLU : Trakya'nın güneyi ili Ege ve Akdeniz bölgelerini kaplar . Yazların sıcak ve kurak . kışların yağışlı geçtiği bu bölgede Akdeniz florası hakimdir . Özellikle uçucu yağ ve reçine barındıran bitkiler çoğunluktadır . Kızılçam ,katranardıcı , defne , mersin , adaçayı , mercanköşk , kekik , sığla,Tahtacı otu , karabaş otu , keçiboynuzu , sakız , sumak , zeytin , zakkum , adam otu , adasoğanı , bölgede yetişen türlerdir .
   ORTA VE DOĞU ANADOLU : Kara ikliminin hüküm sürdüğü bölgenin dağları ve yüksek yaylalarında birçok şifalı bitkiler yetişir . Geven , üzerlik , ışkın , mazımeşesi , amberberis bölgenin karakteristik bitkileridir .


devamı için tıklayınız>>

 

Ana Sayfa I Yemek Tarifleri I Yemlex I Sağlık I Forum I Haftanın Menüsü I Kalori Cetveli I Baharatlar I Şifalı Otlar I Çocuk İçin I İçecekler I Kiler I Diyabet I Süsleyin Şaşırtın I Tarif Gönder I Püfler I Tıkla Oyna I Ziyaretçi Defteri I Linkler I Medya Center I Erişim I Üye Olun I Site Haritası I



Toplam ziyaretçi sayısı 675795


Copyright © 2001 - 2002 TENCEREONLINE
TT Görsel İletişim Hizmetleri